18 Eyl 2013

Zerde Künefe {Çengelköy - İstanbul}

Çalışmaktan yemek bile yiyecek vakit bulamaz olduk! Neyse ki Gökhan'ın damak zevki blog'un imdadına yetişti ve güzel bir yazı ile blog'umuza konuk oldu. Keyifli okumalar :)

''Çengelköy ana caddesi lezzet düşkünleri için bin bir fırsat ve gizli sırlar barındıran bir kaynak. El yapımı çikolatalar satan Çikolata-Kahveden, daha önce ismini bile duymadığınız yerlerden sayısız çeşit harika yerel ürünleri özellikle peyniri ile meşhur Peynirci Mehmet'e ya da 110 yıllık tarihi taş fırınına kadar sayısız güzellik var bu caddede. 


Çok şanslıyız ki biz de burada oturuyoruz ve yeni açılan her mekan anında dikkatimizi çekiyor. Bu mekanlardan biri de, bir süredir hazırlıklarını gördüğümüz Zerde Künefe'ydi ve açıldığını görünce de hemen soluğu burada aldık.


Girişte işletmecisi bizi güler yüzle karşıladı. Zaten Gani Müjde'nin bir lafı var"gülmeyi bilmeyen dükkan açmasın" diye! İçeri girdiğimizde hemen büyük bir cam bölmenin ardında, küçük kömür yığınları ve üzerlerinde daha yemeden iştah kabartan künefeler dikkatimizi çekti. Birazdan yiyeceklerimizin çok güzel olduğu daha en baştan kendini belli etmişti:) İç dekorasyonun da insanı ferahlatan ve sakinleştirerek iştahını açan yapısı da midelerimizi iyice havaya sokmuştu!




Oturur oturmaz, mekanın işletmecisi hemen birer küçük bardak ılık süt ile geldi. Sütü, kan şekerini dengelemek için verdiğini anlatırken muhabbet koyulaştı. Künefe siparişlerimiz hazırlanırken dükkanı açma macerasını anlatmaya başladı. Butik ve en iyisini yapmak için çıktığı yolda künefe için Hatay'da bir süre kaldığından bahsetti. Sadece künefenin tereyağı için bile yaklaşık 3 ay araştırma yaptıklarını anlattı. Özellile katkısız saf terayağını edinmek için bir üretici ile anlaşmışlar var tüm sürecin kontrolünü kendilerinin sağladığından bahsetti.




Tam sohbetin en lezzetli yerinde, künefeler geleneksel sunum tepsilerinde önümüzde beliriverdi. Kadayıf, küçük bıçağı daha künefenin üstüne değdirmemle kesildi. Rahatlıkla söylebilirim ki, şu ana kadar işini bu kadar ciddiye alıp, en lezzetli künefeyi sunmaya çalışan başka bir yere daha rastlamamıştım İstanbul'da!


İçindeki, etrafta alışık olduğumuz, hafif tuzlu peynir yerine tamamen keçi sütünden bembeyaz ve tamamen tuzsuz peynir şöyle bir uzadı… uzadı… uzadı… 





Şerbeti tam kıvamında; ne fazla ne de az ve boğazı yakmıyor. Öncesinde verdikleri ılık süt ile önceden dengelenmiş kan şekeri, böylesine ağdalı bir tatlı yendiğinde bile sizi rahatsız etmekten koruyor ve ağzınızda ise sadece meşe kömürünün odunumsu kokusu, çıtır çıtır ve her çatalda ustalık kokan bu künefenin eşssiz lezetti kalıyor... 


Ardından ikram edilen, tarifini alamadığımız, harika bir çay ile müthiş bir akşam ziyafeti çekmenin rahatlığıyla çıktık oradan. Yolunuz Çengelköy'e düşmeyecekse hususi olarak Zerde için buraya mutlaka gelmelisiniz. 


İşletmecisinin de dediği gibi "Eğer künefe seviyorsanız, bugün bir devrim yaşayacaksınız!"


Gökhan Akdeniz / Konuk Yazar

16 Ağu 2013

Lazanye {Caddebostan - İstanbul}

Yazıya başlarken bir itirafta bulunacağım. Her ne kadar bir yemek blog’unda yazıyor olsam, farklı tatlardan sizlere bahsetmek istesem de takıntılı olduğum bazı yemekler olduğu gerçeğini kabul etmem gerekiyor. Bunların başında da beyaz etli yemekler (özellikle gittiğim yerde köri soslu tavuk, beşamel soslu tavuk ya da tavuklu krep varsa başka bir şey sipariş etmek için kendimi zorladığım zamanlar oluyor) ve lazanya geliyor.

Çoğu restoranın menüsünde lazanya zaten yer alamıyorken lazanya yaptığını iddia eden çoğu mekandan da hayal kırıklığıyla ayrıldığımı biliyorum. Buzluktan çıkarılıp ısıtıldığı için servis edildiğinde ortası hâlâ buz gibi olan lazanya da gördü bu mide, lazanya yaprakları arasında bolognese sosu aratan yer de. Ama arayan derviş sonunda muradına ermiş misali, biz de sonunda İstanbul’daki en başarılı lazanyayı yapan yeri bulduğumuza inanıyoruz.


Mekanımız aslında çok merkezi bir yerde olmasına rağmen fazla ayak altı olmadığı için keşfetmek biraz zor oldu açıkçası. Anadolu Yakası’nda Caddebostan-Kadıköy yönünde giderken “Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi”ni geçince ilk sağa girip daha sonra ikinci sağa dönüyorsunuz ve biraz ileride küçük ve şirin bahçesiyle “Lazanye”yi görüyorsunuz.

                          

                          

İsim sizi yanıltmasın. Burası sadece lazanya yiyebileceğiniz bir yer değil, menüsünü çok kalabalıklaştırmadan güzel yemeklerle süslemiş ufak çaplı bir İtalyan lokantası aslında. Lazanyanın yanı sıra salata, makarna ve çorba seçenekleri var. Lazanyanızı Classico (bolognese), Turco (sucuk, pastırma), Vegetariana (brokoli, ıspanak, kabak) ve Marin (somon, karides, ıspanak) seçenekleriyle alabileceğiniz gibi istediğiniz malzemeleri söyleyerek kendi lazanyanızı da yaratabiliyorsunuz. Lazanyalar kiremitte servis ediliyor ve özellikle Classico’yu şiddetle tavsiye ediyoruz! Bir de öncesinde sarımsaklı ekmek alırsanız ne hoş.

                           

                           

Fiyatlara gelince: Çorbalar 4-5 TL, salatalar 5-10 TL, başlangıçlar 4-10 TL, lazanyalar 15-19 TL, makarnalar da 10-16 TL arasında değişiyor. Fiyatlara oranla porsiyonlar oldukça büyük ve doyurucu. Aynı zamanda Anadolu Yakası’nda evlere de servis yapıyorlar. Telefonları: 0216 360 30 72.   

                           


Gidip afiyetle yediğiniz lazanyaların üzerine mekanın sahibiyle keyifli bir sohbet yaparken bizi de hatırlarsınız umarım. :)

13 Haz 2013

Biberiye Kafe { Gezi Parkı - Taksim }

İş-güç derken gezmeyi ve yemeği yine unuttuk. Bunun verdiği sıkıntıyla da kendimizi sokağa attık ve yakın bir arkadaşımızın tavsiyesiyle Taksim'deki Biberiye Kafe'ye bir uğrayalım dedik.

Gezi Parkı içinde yer alan Biberiye Kafe'nin konumu gerçekten mükemmel. Ağaçların arasında oturup kahvaltı etmek iştahınızı doruk noktasına çıkarıyor:)

Yemeklerine gelirsek; serpme gaz kahvaltıları gerçekten çok iyi ve doyurucu. Spesyalleri olan biber gazlı peynirleri başta biraz genzinizi yakıyor ama sonra damağınızda tekrar tekrar tatmak istediğiniz bir tat bırakıyor...

Toma isimli özel araçlarda üretilen içecekleri ise kahvaltılarının lezzetini tamamlıyor. Limonataları ve vişne suları her gün taze olarak Toma'larda sıkılıyor ve günlük olarak servis ediliyor. Deneminizi özellikle tavsiye ederim ;)

Meyve suları gerçekten harika!

Serpme kahvaltıdan önce aperatif olarak servis ettikleri sisli peynir de gerçekten muhteşem. O kadar güzeldi ki, biraz da eve götürmek istedik ama özel tarifleri olduğu için veremeyeceklerini söylediler. Umarım bu güzel tadı bozmazlar, gerçekten efsane:)

Bu güzel mekanın sahipleri olan güzel insanlarla da konuşma şansımız oldu ve mutluluklarımızı onlara da ilettik. Kendileri daha 15 günlük olan mekanlarının bu kadar büyük bir müşteri potansiyeli yaratmasından çok memnunlar. Talep bu şekilde devam ederse hizmet kalitelerini düşürmeden devam edeceklerinin garantisini de alarak mekandan ayrıldık :)

Bizce serpme gaz kahvaltının en güzel hali Beşiktaş'taki Gazzpachio'da yenirdi ama bu görüşümüz Biberiye Kafe ile tanıştıktan sonra değişti diyebiliriz.

Peki bu güzel mekana nasıl ulaşacaksınız? İsterseniz Beşiktaş üzerinden, isterseniz Harbiye üzerinden Taksim meydanına gelerek ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkat edin, özellikle hafta içlerinde Gümüşsuyu tarafında bazen çok yoğun trafik olabiliyor. Meydana geldiğinizde de, önündeki kalabalık sıradan Biberiye Kafe'nin yerini tahmin edebilirsiniz :)

Kendinizi, sonuna kadar özgür hissedeceğiniz Biberi'ye Kafe'ye mutlaka uğramanızı öneririz. O güzel tatları daha fazla yememek için kendinizi direnirken bulacaksınız ;)

Afiyet olsun.

Güzel insanlar yedi...




28 Oca 2013

Lokum.com - Nam-ı Diğer Lezzet Sitesi


''Organik gıdalar çok sağlıklı, organik yemezsek dünyanın sonun gelecek, organik yiyin gençleşin'!'' Bu cümleleri uzun süredir duyuyoruz da, hem organik hem de lezzetli yiyecekleri nereden ve pratik bir şekilde, hızlıca bulabileceğimizi bilmiyorduk. Artık öğrendik, Lokum.com'dan!

Lokum.com, Yemeksepeti'nin yeni girişimi. Bir süre önce dedikodularını duyup, nasıl bir içeriğe sahip olacağını merak etmeye başlamıştım. Açıldıktan sonra da, hemen alışveriş yapıp tanışmalıyım diyordum ki, Lokum.com benden huzlı çıktı, ilk hamle onlardan geldi ve özel olarak seçilmiş olan lokum.com paketi sayesinde kendileriyle tanıştım.




Bu güzel paket, eski kaşar, kayısı-üzüm suyu, zeytin ezmesi,  organik kekik, melisa çayı, 4 farklı reçel  ve haşhaş pare tatlısıyla kahvaltı masamı donattı.

Bir peynir hastası olarak Kars Koçulu Peynircilik'in eski kaşarı, bana standart eski kaşarların (çoğu taze kaşar tadında zaten) ne kadar tatsız olduğunu hemen hatırlattı. Bu sayede ilk biten de kendisi oldu tabii. Yalnız şunu söylemeliyim, standart eski kaşarların tadına alıştığım için başta tadını garipsedim ama alışması da çok uzun sürmedi.




Kaşar peynirine organik kekik (kokusu yeter) ve zeytin yağı ile hazırladığım, lezzeti oldukça artan, domatesler eşlik etti. Peyniri ve domatesi götürürken, bu güzel kekikle yapacağım ızgara etlerin hayalini kurmaya başlamıştım  bile!




İkinci kombinasyonum ise kaşar peyniri ve sıcak ekmek üzerine sürülmüş zeytin ezmesiydi. Zeytin ezmesi de gayet başarılıydı. En güzel yanı da, diğer zeytin ezmeleri gibi asidik bir tada sahip olmamasıydı.

Sıra tatlılara geldiğinde Antalya bölgesinden gelen Yenigün reçelleri ağzımı tatlandırdı. Şeftali reçeli, vişne reçeli, dört meyve reçeli ve çilek reçeli tam meyve tadındaydı, bunun en büyük nedeni de, tabii ki hepsinin şeker katkısız olmasıydı. Özellikle de çayda vs. şekeri bıraktığımdan beri değişen ağız tadıma süper uyum sağladılar.


Alaçatı kayısı-üzüm suyu da bütün bu lezzetlerin zirve noktası olarak kahvaltımı tamamlamamı sağladı. Ayrıca, sadece tadıyla da değil, piyasada çok pahalı fiyatlara bulunan organik mevye sularına nazaran 3.90 TL'lik fiyatıyla da beni çok tatmin etti.





Lokum.com tüm gurmanların ve lezzet hastalarının ihtiyaçlarını büyük ölçüde kapatacak bir kapasiteye sahip, fiyat politikası başlangıç için birçok üründe gayet iyi. Bu çizgide giderlerse uzun süre ağzımızı tatlandırmaya devam edebilirler...

Neyse, ben melisa çayımı yudumlamaya giderken size de keyifli okumalar ve alışverişler diliyorum.




Lokum.com'u neden sevdim:

- Oranın x'i çok meşhurmuş dediğiniz yiyeceklere hızlıca ulaşma imkanı sağlamasını.
- İzmir ve Keçi tulumunun bulunması:)
- Mehmet Yaşin'in tavsiyeleri.
- Gerçekten kaliteli sucuklar satmaları!

Lokum.com'da neler eksik:

- Ürün çeşitliliği henüz düşük seviyede.
- Ağız tadına göre bir kişileştirme alt yapısı süper olurmuş.
- Sitenin biraz yavaş olması.

Afiyet olsun. 

21 Oca 2013

Köfteci Yusuf {Susurluk - Balıkesir}


Eskiden, yani ticari uçuşlar bu kadar uygun fiyatlarla yapılamıyorken, “yol üstü lezzet durakları” diyebileceğimiz noktalara sıklıkla uğranır, aynı yoldan geçen insanlara mekanlar tavsiye edilirdi. Otobüs firmalarının kendi konaklama tesislerine girdiğinizde bile hangi yemek iyi, hangi yemek kötü, önceki deneyimlerinizi düşünerek bir karar verebilirdiniz. Arabası olanlar ise daha şanslıydı. Sabaha karşı bulduğu ilk güzel manzaralı yere oturup kahvaltı yapmak ve yola mutlu bir şekilde devam etmek son derece sıradandı.

Sık sık İstanbul – İzmir arası mekik dokuyan bir insan olarak zamandan tasarruf etmek için uzun süredir havayolunu tercih ediyordum. Geçenlerde bir iş için arabayla İstanbul’dan İzmir’e gitmem gerektiğinde aslında yolları ve yol kenarında durup yemek yemeyi ne kadar özlediğimi fark ettim.

“Köfteci Yusuf”, tam bir yol üstü mekanı. Adres isterseniz size söyleyebileceğim tek şey, Balıkesir – Bandırma yolu üzerinde (İstanbul’dan İzmir yönüne giderken) Susurluk’u geçtikten hemen sonra karşınıza çıkacağı. Zaten özellikle açken koca turuncu tabelasını gözden kaçırmanız pek mümkün değil.



Mekanda köfte, sucuk, dana, kuzu ve tavuk ürünlerini porsiyon olarak ya da kiloyla alabilirsiniz. Biz tercihimizi porsiyon köfteden yana kullandık.

                            

                            

Köfteleri gerçekten de çok lezzetli ve servisi inanılmaz derecede hızlı. “Çok açım, bir buçuk porsiyonla anca doyarım” diye düşünme hatasına düşmeyin, çünkü porsiyonlar çok büyük. Ne kadar doymuş olursanız olun köftenin arkasından kaymaklı ekmek kadayıfı yemeyi sakın ihmal etmeyin. Zira kaymaklı ekmek kadayıfının lezzeti, köfteleri gölgede bırakacak kadar iyi. J

                           

Bir adet bir porsiyon, bir adet bir buçuk porsiyon köfte, biber salçası, piyaz ve yarım porsiyon ekmek kadayıfına toplam 24 TL ödediğimiz için mekanın cüzdan dostu olduğunu da söyleyebiliriz. Yolunuz düşerse uğramayı sakın ihmal etmeyin.
M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan