20 Nis 2010

NUM NUM'da Hızlı Bir Öğle Yemeği {Kanyon - İstanbul}

Eveeet arkadaşlar! Hızlı bir giriş yapmak adına likiditeyi tüketmeye devam ediyoruz.

Dünkü Dükkan Burger macerasından sonra bugün de aymaz ikili olarak başka bir burger dünyasına gidelim dedik ve Atrin'le beraber rotamızı İstanbul - Levent'te bulunan Kanyon alışveriş merkezine çevirdik. Yemek katına çıktık ve GBK - Gourmet Burger Kitchen isimli, İngiltere menşeili burger restoranına gittik. Geçen yıldan, çok ama çok büyük bir hayalkırıklığımız vardı mekanla ilgili. Acaba tamir olur mu diye düşündük ama nafile. Mönüye göz gezdirince, "istemezük" damarımız kabardı ve mekandan kendinden emin (benim 2 trilyon liram var bakışı ve yürüyüşü bir arada kendinden eminden bahsediyorum) bir şekilde ayrıldık. Yan dükkan Num Num'dı. Haydi girelim dedik.

Ben Num Num'ın şu ana kadarki tüm restoranlarında yedim. Aşina olduğum bir mekan. Yarı Tex-Mex, bir miktar California, biraz da İtalyan, ilginç bir mekan. Ahşap ağırlıklı, masif görünüşlü bir dekorasyonu var. Renkli PVC ışıkların süslediği ahşap duvarlara, isteyen istediğini karalıyor. Genelde herkes ismini yazıyor. Ayrıca sport bar esintili, sürekli Eurosport'un açık olduğu LCD ekranlar loş mekana ayrı bir hava katıyor.

Biz duvara bir şey yazmadık, zira benim boyum yetmiyor :)


Loş ortamın dostane (!) bar insanı

Genellikle kapıda sizi yüzüne asılı duran bir gülümseme bulunan "maitre d'hotel" (bir nevi teşrifatçı) bir hanım kızımız karşılıyor. Bu hanım kızımızın asli görevi içeride sadece bir masa dahi dolu olsa, size kaç kişi olduğunuzu sormak ve sizi kendi istediği yere oturtmak. Ancak birkaç defadır gidiyorsanız "ben şuraya oturdum" diyor ve çöküyorsunuz. Hanım kızımız da kapıya geri dönüyor. Bugün bizi karşılayan hanım kızımız da bize baktı ve biz canımızın çektiği bir yere oturduktan sonra kapıya geri döndü. Daha sonra gençten bir kız çocuğu geldi ve masaya 2 menu bıraktı (attı). Bu benim hoşuma gitmedi. Çünkü, diğer Num Num'larda karşılaşmadığım bir durumdu ve garipsedim. Num Num, Meydan ve Bağdat Caddesi'nde de var. Her ikisinde de servisten son derece memnunum. Ailemle (eşim ve kızım) gittiğim zaman kızımla çok iyi ilgilenirler, neşeyle yemeğimizi yeriz. Bu defa pek öyle olmadı. Asık suratlı ve müşteriden çok kendi aralarında konuşmayı yeğleyen bir grup genç vardı serviste ve zahmet edip bize bakmıyorlardı bile. Bu dükkan için eksi hanesine yazılan bir nottur bence.

Peki mönüde neler var? Mönü zengin arkadaşlar. Her damağa uygun tatlar bulabilirsiniz. Başlangıçlar genellikle panelenmiş veya kızartılmış ürünlerden oluşuyor. Oldukça büyük salatalar, burgerler, sandviçler, makarnalar, pizzalar, etler ve tatlılardan oluşan ve hepsini burada sayamayacağım kadar çok çeşidi olan bir restoranla karşı karşıyasınız. 14 farklı pizza olduğunu söylersem diğerleri hakkında da bir fikir edinebilirsiniz sanırım. Çocuklar için ise ayrı menüsü mevcut. Her yerde bulunan Corona-Miller-Bud üçlüsünün dışında çok güzel farklı biralar (Taps'in İngiliz biraları çok leziz) mevcut. Tavsiye ederim (Bira zenginliği konusunda bu grup restoranlarda Kırıntı'yı ayrı tutarım. Kırıntı mevzuuna daha sonra gireceğiz zaten).

Biz, dünkü dev burger atılımından sonra bugün hafif gidelim dedik ve pizza söyledik. Pizzaları ince hamura yapıyorlar. Hamur yarısı beyaz un, yarısı kepekli un olacak şekilde incecik açılıyor ve üzerine malzemeleri serpiliyor. Amerikan tarzı kalın ve döküp saçacak kadar bol malzemeli pan pizza bekleyenleri yanıltacaktır. Pizza İtalyan usülü hazırlanıyor (gerçi İtalya'da yediğim İtalyan pizzalarından ziyade İsviçre'de yediğim İtalyan pizzalarına benziyordu). Estetik bir görünümü var.

Ben prosciutto (italyan domuz salamı - bacon değil), soğan ve mantarlı bir pizza yedim. Atrin ise Ricotta peyniri-Mozzarella peyniri-Pesto (zeytinyağlı fesleğen) pizza söyledi. Pizzalar gerçekten resim gibi geldi. Her ikisinin de resmini aşağıda bulabilirsiniz. Yaklaşık 25 cm boyunda, 15-20 cm eninde eliptik açılan hamura son derece itinayla dizilmiş malzemeler. Nar ekşili marulla birlikte servis ettiler. Üzerine acılı zeytinyağı döktürdük ve afiyetle yemeye koyulduk.

Az sonra midemdeki ebedi istirahatgahlarına gidecek olan prosciutto, soğan ve mantarcıklar!


İrice bir bruschetta'yı andıran leziz pizza. 2 peynir ve pestonun renk uyumu bile şairane!

Pizzalar lezzetli, ancak çok ince hamur olduğu için çok hızlı soğuyorlar. Ben ki hızlı yerim; bitirdiğimde son lokmaların oldukça soğuktu. Ancak prosciuttolu bir pizza yemiş olmama rağmen o kadar hafif kalktım ki masadan, şefi gerçekten tebrik etmek lazım. Atrin'in pizzasından da iki parça tattım, çok ama çok hafif ve bir o kadar da lezzetli idi. Her iki pizza için de mutfak ekibine teşekkürler.

Ben daha önce birçok başka ürününü de denedim Num Num'ın. Beğenmediğim hiçbir yemeği olmadı açıkçası. Ancak konseptimiz gereği, onları da yedikçe sizlere tanıtacağım. Yavaş yavaş gidelim de keyifli olsun, değil mi ama :)

Peki Num Num'a ne öderiz? Genellikle her şey 20-30 TL arasında değişiyor. En pahalı et tabağı 39 TL. Normal steakler 29-32 TL. Burgerler 15-25 arasında değişiyor. Bizim pizzalarımız 22 TL idi. Kolalarla birlikte 2 kişi 56 TL ödedik (Bu restorandaki servis kötüydü ve bahşiş bırakmadım! bu beni kötü biri yapmaz) ki bence bu ayarda bir mekan için iyi bir hesaptı. Doyduk mu? Doyduk. Sevdik mi? Sevdik. Gene gider miyiz? Gideriz. Tavsiye eder miyiz? Ederiz.

Gidiniz efendim. Sevdiklerinizi de götürünüz. Hatta özellikle varsa yavrularınızı da götürünüz. Çocuklara ufak bir kitapçık ve boya kalemleri veriyorlar. Sıkılmıyorlar. Ama nereye gidiniz? Kanyon'a değil de, Bağdat Caddesi'ndeki veya Meydan alışveriş merkezindeki Num Num'a gidiniz.

Sevgiyle kalın değerli yemek dostlarım. Bir başka mekanda, başka başka tatlarda buluşmak üzere...

NumNum'a daha sonra yaptığımız ziyaretlerden fotoğraflar:


5 yorum:

atrin dedi ki...

yine detaylı ve güzel bir yazı. ellerine sağlık. (300 kilo olcaz olm)

Irazca dedi ki...

aramısa hoşgeldin, süper yazılar devamını da beklioz.

kanyonda midpoint var, orası da güzeldi bak aklıma geldi şimdi

Daysoldier dedi ki...

teşekkür ederim. Midpoint'e bir kere cadde'de gitmiştim. fena değildi ama o zaman sigara içiliyordu ve çok rahatsız olmuştum. sanırım tekrar denemenin vakti gelmiş :) sevgiler

Adsız dedi ki...

Num num gercektende guzel. Hatta su siralar guzel biryerde kendim kurmaya calisiyorum. Ancak Kanyon num num da yemedigim icmedigim hesap odedim. Hala da fisi durur. Hatta adama bu ne dedim, yanlislik olmus dedi. Hic geri gonderip duzelt demedim. 8 tl ye tenezzul etiyseniz 15 tl de bahsis veriyorum dedim verdim ve gittim. Anlamismidir bilemem ancak benim icin kotu bir deneyimdi Kanyon num num.

Adsız dedi ki...

Dün akşam Ümraniye'dekisine girdik. Combo orta söyledik. Rezaletti. 3-4 parça kizartilmis tavuk parçası ve hazır cipsler dışında bir sürü kizartilmis soğan vardı sanki ana madde soğan. 4 farkli sos ta koymuş yanına. Ayrıca cipsler in üzerine berbat bir başka sos sıkılmış. 60 tl + eşimin içtiği bir bardak bira toplamında 80 tl ödedik ve aç kaldik. Birdaha gitmeyecegiz

M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan