16 Kas 2010

Floryalı Et Restoran {Güzelbahçe - İzmir}

Çocukluğumun efsanelerinden biri olan "kendin pişir kendin ye" tarzı restoranlardan bahsederek Çeşme'den İzmir'e yol alırken, Güzelbahçe mevkisinde, karnımızın açlığı bizi Floryalı Restoran'a getirdi. Siz de muhtemelen öyle yapıyorsunuzdur, hani karnınız acıktıysa ve civardaki mekanlardan hiçbirini tanımıyorsanız en kalabalık olanına yönelirsiniz. Bizim de kurban bayramının ilk günü olmasına rağmen tıka basa dolu olan Floryalı ile tanışmamız bu şekilde oldu. Çok iyi bir seçim yaptığımızı içeriye bizi davet eden mangalda pişen et kokusunu duyduğumuzda anlamıştık bile.

Yerini nasıl anlatsam bilemedim, aslında bu tarz restoranların hepsi çocukluğumdan beri oldukları yerde duruyorlar. Yani aslen İzmirli olanlara kendin pişircilerin orası dediğimde anlayacaklar mutlaka. Yabancısı için de bu blog'da bahsi geçen Şirincan'ı baz alarak tarif edebilirim. İzmir'den Urla'ya giderken Şirincan'ı az geçin solda. Hah böyle!

Şimdi, gelelim mekana... Hava 20 derece civarındayken dışarıdaki masaların keyfini çıkarttık. Mangallar oldukça teknolojik, her mangalın kendi aspiratörü var ve koku olayı minimize edilmiş diyebilirim. Anladığım kadarıyla daha soğuk havalarda kış bahçesine çeviriyorlar.


Etleri ve mezeleri içeriden kendiniz seçiyorsunuz. Meze konusunda seçenekler oldukça geniş, biz patlıcanlı salata, turp otu, cibez ve antep ezmeyi denedik. Patlıcan salata mükemmel diyebilirim; otlar ve mezeler az yağlı geliyor, otun üzerine yarım kesilmiş limon koymuşlar, masada ise leziz sızma bir zeytinyağı duruyordu. Mezenin içinde tuz bile yok. Bunları kötülemek için değil memnuniyetimi belirtmek için yazıyorum. Bir kere mekanın konseptine uygun, hani bir yanda etler pişerken bir yanda salatanın sosunu hazırlıyorsunuz. Açıkçası pek çok yerde salatalar fazla yağlı ve tuzlu geliyor, içinde limon yerine sağlıksız limon suları oluyor vs. Burada en azından kendi damak zevkinize uygun bir şekilde mezeleri şekillendirebiliyorsunuz.


Etlerin çeşitliliği de oldukça fazla, kırmızı et ve tavuk çeşitlerinden istediğinizi seçip tarttırarak ödüyorsunuz. Mangal ve kömürler şirketten. Dana eti sevenler (ya da benim gibi kuzu yiyemeyenler) için tek kırmızı et seçeneği dana antrikot. Onun haricinde geri kalan her şey kuzu. Çeşit çeşit kuzu kıymasından köfte (inegöl, kasap, peynirli, sucuk köfte), pirzola, şiş, beyti ve sakatatlar ile beyaz etlerden tavuk kanat, but, incik vs pişmeyi bekliyordu. Bir de bıldırcın varmış.


Gelelim yediklerimiz üzerinden düşüncelerimize. Bir kere et hiç marine edilmemiş kesinlikle baharat ve tuz görmemiş olmasına rağmen hızlıca pişiyor ve oldukça taze olduğunu yerken anlıyorsunuz. Masada baharat var, köfte harici etleri biraz tuz ve kekikle tatlandırıp pişirebilirsiniz. Dana antrikot ince kesilmiş, muhtemelen de dövülmüş; marine edilmediği için iyi pişebilmesi için böyle yapılmış sanırım. Bu da bir yöntem, bence sonuç lezzetliyse olmuştur. İyi bir et mutlaka dışı çıtır içi az pişmiş sulu olmalıdır gibi bir takıntım yok. Buradan da gurmelere selam ederim :) Ha evde yapsam böyle yapmam o ayrı ;)


İçeceklere gelirsek; sanırım, buranın ana sponsoru Yeni Rakı. Masalarda rakı bardakları hazır bulunuyor ve masaya ekmekle beraber buz kovası geliyor. İçki fiyatlarını bilemeyeceğim ama kırmızı etin kilosu 45 TL, tavuğun kilosu ise 20 TL, biz iki kişi hafif içeceklerle ve gördüklerinizi yiyerek 55 TL'ye kalktık. Tabi işin içine alkol girerse hesap mutlaka artacaktır.


Kendin pişir kendin ye olayının raconu gereği bir kere ortamda en az bir kişinin kendini adaması ve sürekli etle meşgul olması gerekiyor. Böyle bir masa için bizim tespitimiz optimum kişi sayısının dört olduğu yönünde. Yoksa mangalcıbaşı cidden fazla mesai yapabilir:) Restoranın servisine gelince, eleman sayısı gayet yeterli dolayısıyla servisin hızı konusunda bir problem yok. Servis kalitesi çok iyi olmasa da çalışanlar oldukça güleryüzlü idi. Bu kadar kalabalık olmasından dolayı bir sonraki gelişimizi garantileyebilmek için sorduk. Haliyle haftasonu ve tatillerde rezervasyon gerekliymiş.

Rezervasyon için: 232-2340075

Afiyet olsun

4 yorum:

Monique dedi ki...

Sebze de var mi mangala atmak icin? Resimlerden birinde biber ve domates gördüm de.

Biliyorum bir et restoraninda sebze sunmak zorunda degiller, ama optimal olurdu tabe.

OA_C dedi ki...

biber ve domates etin yanında geldi, ayrıca sopan da söyleyebiliyorsunuz. bir de içinde rendelenmiş kaşar olan mantarlar vardı.. sanırım onlar da mangalda pişirildiğinde lezzetli olacaktır.

OA_C dedi ki...

yanlış yazmışım sopan değil soğan olacaktı :)

Adsız dedi ki...

LEZZET OLARAK GUZEL OLAN FAKAT ARTIK ASLA GITMEYECEGIM YER.
SEBEBI ISE GS-REAL MADRID MACI ICIN REZERVASYONUMUZU YAKLASIK 1 HAFTA ONCEDEN YAPTIRIP DAHA SONRA BIZ SIRAYA GORE YER AYARLIYORUZ YER SECILEMIYOR DEMELERINE RAGMEN GUZEL YERLERIN KISILER TARAFINDAN GORULUP SECILDIGINI VE BIZI ORAYA BU SEBEPTEN ALAMAYACAKLARINI SOYLEYEBILECEK KADAR ETIKTEN AHLAKTAN UZAK BIR KURUM.BELKI GUZEL BIR YERDEN OLMUS OLACAGIM FAKAT ETIKSIZ BIR ISLETMEYE GELIR SAGLAMAK ISTEMEM.

M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan