23 Kas 2012

Günaydın Steakhouse {Bostancı - İstanbul}

Formül basit: ( İyi et + İyi pişirme ) * İyi servis = Güzel bir et deneyimi! Formülde de görüldüğü gibi, aslında et deneyiminin en önemli bileşenleri bunlar ve iyi servis de (ki et bilgisi de bence servise dahil) bu deneyimin tek çarpanı.


Günaydın Steakhouse, yıllarca Bostancı sahilde dikkatimi çekmiş ama bir türlü gitme fırsatı yakalayamadığım bir yerdi. Yıllar sonra üst üste birkaç kere gitme fırsatı yakaladım ve her gidişimde bana ayrı bir deneyim yaşattılar, ama ne yazık ki bu deneyim her seferinde tamamiyle olumlu olmadı.


Yukarıda verdiğim formül et için yanıp tutuşan her bünyenin ihtiyacını giderir ancak Günaydın Steakhouse'da, bu formülün bir bileşeni her seferinde eksik kalıyor.

Bir gün gidiyorsunuz etler süper oluyor ama kalabalıktan ve buna bağlı olarak müşterilere yetişememekten o kadar kötü pişiriliyorlar ki, hem alamadığınız tada hem de verdiğiniz paraya acıyorsunuz.

Başka bir gün gidiyorsunuz, bu sefer de et iyi pişmiş ama o kadar kötü servis edilmiş ki... Yine mutsuzluk...

Burada bir dipnotum olacak; et seçimi yaparken, ilk kez gidiyor olsanız da, Günaydın'da kendinizi garsonun ellerine bırakmayın. Hatta bu tarz restoranların hiçbirinde kendinizi garsona kaptırmayın:) Zira, damak tadınız vs. yerine, umurlarında olan tek şey, ellerinde fazla kalan, o gün kötü çıkan vb. gibi etleri bitirmek. Yağ ve sinirden dolayı yarısı kalmış T-Bone'um ve pişmiş pişmiş suratıma gülen garsonun görüntüsü, hala, her gece rüyalarıma giriyor...

Etin kötü olduğu günler de oluyor ki, o günlerde de size en kötü etlerini itelemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yukarıdaki açıklamam sanırım bu bileşeni de açıklamak için yeterli...


Günaydın Steakhouse iyi bir restoran, ama kötü olamayacak etleri yediğiniz sürece. Yani lokum, küşleme vb. gibi sizi hayal kırıklığına uğratma yüzdesi düşük olan etleri yerken, yazının başında verdiğim formüle çok ihtiyaç duymazsınız. Ama konu steak'lere geldiğinde Günaydın'ın bir günü bir gününü tutmuyor ve formülün sonucu, maalesef, hep düşük çıkıyor...

Günaydın'da iyi bir et yeme yüzdenizi arttırmak için;

-Et uzmanı olmak zorunda değilsiniz. Bu yüzden garsonlar size iyi bir deneyim yaşatmak için bilgili olmalılar. Garsonlara danışın.
-Et uzmanı olmak zorunda değilsiniz, garsonlara danışın dedik ama kendinizi de tamamen garsonların eline bırakmayın, içgüdülerinize güvenin. Et seviyorsanız, zaten doğru tercihi yaparsınız.
-Unutmayın, yediğiniz etin boyutu ve porsiyonu ne kadar küçükse o kadar pahalıdır.
-Menüleri vardır ama vermezler. Çekinmeyin, istediğiniz etin fiyatını sorun. Hem et deneyiminizi hem de cebinizi mundar etmeyin.
-Akşam saatlerinde yer bulma umuduyla gitmeyin. Çok kalabalık olur, rezervasyon da almazlar.

Kısacası, eti iyi servis etmek üzerine biraz tuz ve sos döküp getirmek değildir, eti bilip sizin ağız tadınıza uygun olanı seçebilmek ve size iyi bir deneyim yaşatabilmektir... Bunu hissetiğiniz her yerde güzel et yiyebilirsiniz;)

Onursuz Kıl Adam yedi.

Afiyet olsun!
M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan