30 May 2011

Kayra Wine Center {Şarap & Peynir Atölyesi}

Çok içilen bir gecenin ardından rakıyla bozuşup aynı masaya oturmaz olmamızın üzerinden seneler geçti. Bu süre içerisinde balığın falan yanında şarap içer oldum, ama şarabı da çoğu zaman sadece yemeğe arkadaşlık etsin diye içiyordum. Ağzımın tadını çok iyi bildiğimden falan değil yani. J

Her zaman gidip yiyecek değiliz ya, biraz da ne yiyip içtiğimiz konusunda bilgilenelim dedik. Kayra Wine Center tarafından düzenlenen Şarap ve Peynir Atölyesi’nin haberini aldığımızda bunu kaçırmamamız gerektiğini, bizim için muhteşem bir deneyim olacağını düşündük. Gecenin sonunda ne kadar doğru karar verdiğimizi de anladık zaten.

Şarap konusunda Kayra Şarapları’nın ustalığından yararlanacaktık, ancak atölyenin diğer başrol oyuncusu peynir konusunda bizi bilgilendirmek için Cihangir’de bulunan Antre Gourmet’nin sahipleri Neşe Hanım ve Berrin Hanım yanlarına çeşit çeşit peyniri alıp gelmişti. Peynir ve tarihçesinden, peynir yapımından, dünyadaki ve ülkemizdeki peynir tüketiminden bahsettikleri çok hoş bir sunumun ardından sıra tadıma geldi.

Kayra Wine Center eğitim müdürü Ayça Hanım’ın verdiği bilgiler eşliğinde beş farklı peyniri beş farklı şarapla birlikte tattık. Her şeyden önce Ayça Hanım, çok sık yapılan bir yanlıştan bahsetti: Peynir tabağı yanında kırmızı şarap istenmesi. Beyaz şarap sevmeyen bir insan olarak gerçekten peynirin yanında da kırmızı şarabı tercih edenlerdenim, ama tadım sırasında gördük ki peynirle birlikte kesinlikle beyaz şarap içilmeli. Zaten tadım için seçilen şaraplardan sadece bir tanesi (Buzbağ Rezerv) kırmızıydı.

Atölye için yapılan peynir – şarap eşleştirmeleri şu şekildeydi:

Lor Peyniri – (Bu peynirin tadı başlı başına şahane olduğundan yanına şarap eklenmemişti.J )

Kargı Tulum Peyniri – Cameo D’oro (2008)

Keçi Tulum Peyniri – Terra Sauvignon Blanc (2010)

Kars Gravyeri – Hugel Riesling (2008)

İsli Çerkez Peyniri – Kayra Vintage Chardonnay (2009)

Gouda – Buzbağ Rezerv (2006)

Herkesin ağız tadı farklı tabii ve biz de hiçbir zaman şarap uzmanı olduğumuzu iddia etmedik, ama Onursuz Kıl Adam’la Kargı Tulum Peyniri – Cameo D’oro ikilisine hasta olduk. Uyum gerçekten muhteşemdi. Hani aklınızda bulunsun diye söylüyorum. J Bir de Kars gravyeri yağlı, ama nefis bir peynir. Onu da belirtmeden geçmeyeyim.

Çok bilgilendiğimiz, çok hoş peynirler ve şaraplar tattığımız güzel bir atölye çalışmasıydı. Arzu eden olursa Kayra Wine Center bu ve bunun gibi atölye çalışmalarını sık sık düzenliyor. Siz de web sitelerinden atölye takvimini takip edebilir ve ilginizi çeken birisine katılabilirsiniz.

Kayra Wine Center: http://www.kayrawinecenter.com/

Antre Gourmet: http://www.antregourmet.com/

23 May 2011

Edrene Ciğercisi {Kadıköy - İstanbul}

Kadıköy gibi çok sık gittiğimiz semtlerde müdavimi olduğumuz yemek mekanları var. Bunun için açken gözümüzün hiçbir şeyi görmemesi ve yeni bir yer deneyip memnun kalmama riskini almaktansa bildiğimiz yerde yemek yemenin mantıklı gelmesi gibi aslında pek de geçerli olmayan sebepler sunabiliriz. Ancak bu kez elimizde fazla bahane olmayınca hep önünden geçtiğimiz, ancak hiç oturup yemek yemediğimiz bir yeri deneyelim dedik.

Edrene Ciğercisi, The Dreamers Figures’un tam karşısında konuşlanmış bir mekan. Reks Sineması’nın paralelindeki sokaktan aşağıya indiğinizde sağda, köşede kalıyor. İçeri girer girmez sizi masalarla ilgilenen güler yüzlü yaşlıca bir bey karşılıyor. Müşteriye olan saygısından, ilgisinden ve hoşsohbetinden uzun yıllardır esnaflık yaptığı belli oluyor.

Mekanda ana yemek olarak, adından da anlaşılacağı üzere, sadece Edirne tava ciğeri var. Ancak Onursuz Kıl Adam her zamanki açlığıyla yemekten önce mercimek çorbası sipariş etmeyi ihmal etmedi ve böylece biz de şu ana kadar çok az yerde karşılaştığımız lezzette bir mercimek çorbası içebildik. Dışarıda yediğiniz mercimek çorbaları genelde ya çok sulu, ya çok yağlı ya da bir şeyleri hep eksik kalmış gibi olur, bilirsiniz. Burada ise tadı tuzu yerinde, nefis bir süzme mercimek çorbası içebilirsiniz.

Birer porsiyon Edirne tava ciğeri ve piyaz siparişimiz, Onursuz Kıl Adam çorbasını bitirir bitirmez masaya geliyor. Tabii ciğerin olmazsa olmazı soğan ve kurutulmuş kırmızı biberle birlikte... Bu arada piyazın yanına konan yumurtaları da çok başarılı bulduğumu belirtmeden geçmeyeyim. Çoğu yer genelde bu ayrıntıyı atlar çünkü. J Ciğerin porsiyonu küçük gibi görünse de oldukça doyurucu, lezzeti de bizden geçer not alacak kadar iyiydi.


Bu ziyafeti tamamlamak için yemeklerin üzerine masaya bir de kaymaklı Kemalpaşa tatlısı söyledik. Daha önce Kemalpaşa tatlısının yanında kaymak yememiştim, ama burada deneyince hastası oldum. Tatlılar da her zaman yemeye alışkın olduğumuz gibi vıcık vıcık değildi ve şurup içerisinde yüzmüyordu. Tam kıvamında…

Ağzımızda hoş tatlar, midemiz dolu bir şekilde mekanı terk ederken iki kişilik yemek için ödediğimiz rakam çok uygundu. Daha ayrıntılı fiyatlandırma isterseniz o da şu şekilde: Bir porsiyon Edirne tava ciğeri 9.50 TL, bir buçuk porsiyon 14 TL, ekmek arası 5 TL, Beykoz paça çorbası 7 TL, mercimek çorbası 3 TL, piyaz 4 TL, kaymaklı Kemalpaşa tatlısı 4 TL.

Websitesi: http://edrenecigercisi.com/

M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan