8 Oca 2011

Köfteci Hüseyin {Beyoğlu - İstanbul}

İş yeri Beyoğlu'nda olunca, öğle yemeğini de mecbur çevredeki mekanlarda yemek gerekiyor. Keşke öğle tatilleri daha uzun olsa da, biraz daha uzaklaşarak daha farklı mekanlarda yemek yiyebilsek... :) Neyse bugünkü mekanımız, Beyoğlu tarihinde yer edinmiş Köfteci Hüseyin.


Köfteci Hüseyin, İstiklal Caddesi'nin girişinde, sağda kalan Akbank Sanat'ın sokağından içeri girip ilk sola döndüğünüzde karşınıza çıkıyor. Mekan babadan oğla düsturu ile işleyen eski bir mekan. Ama benim için, tarihinden vs. çok, buranın asıl esprisi köftelerinin klasik ev köftelerine hatta annemin köftelerine benzemesi. Benziyor diyorum zira anne lezzeti benim için aşılamaz bir seviyede:) Ama en azından benziyor işte; kendimi öğlenleri okuldan eve gelmiş yemeğimi yiyor gibi hissettiriyor...


Hüseyin'in köfteleri hafif yağlı, bol baharatlı, yumuşacık ve her bir tanesinin boyutu oldukça tatmin edici! Lezzeti ise standartların üstünde ama midesi kuvvetli olmayanlara 1 porsiyon üstü ağır gelebilir; dediğim gibi tane boyutları oldukça iyi.

Hüseyin'de sadece köfte yiyebilirsiniz. O yüzden masaya oturduğunuzda size sadece, "Bir mi, bir buçuk mu?" sorusu gelir. Sakın apışıp menü istemeye kalkmayın. Köfte'nin yanında yiyebileceğiniz esktralar, köftenin lezzet eşleri soğan, acılı ezme ve bolca ekmek.



Köfteci Hüseyin'de, Beyoğlu etkisi ile, porsiyon fiyatı 10 TL. Evet fiyatları süper hesaplı değil ama köftelerinin lezzeti ile fiyat/performans oranı dengesini zorluyor!

Afiyet olsun!

Onursuz Kıl Adam yedi.

2 Oca 2011

Dünya Döner {Bornova - İzmir}

2011 yılını İzmir'den bir mekanla açıyoruz sayın GittimYedim'ciler! Bugün sizlere anlatacağım mekana aslında birden çok defa giderek test etmiştik, son gidişimizde de fotoğrafları çekip yazıya hazırlanıyorduk ki mekanın ortaklarından Gürol Bey ile de tanışma fırsatını bulduk.
Yeni sayılabilecek bir mekan burası ama geçmişi çok eskilere dayanıyormuş. Yeni nesil, iyi eğitimli genç ortaklar, dedelerinden kalan bir geleneği sürdürüyorlar. Mekanın içerisine girdiğinizde günümüzdeki benzerlerinden de farklı tasarlanmış Dünya Döner, esprili ve iyi düşünülmüş bir proje gibi göründü gözümüze. Aslında çok işlek bir yerde, Bornova metro çıkışında konuşlanmış. Bu bir avantaj ama aynı zamanda da dezavantaj gibi gözüküyor; civarındaki pek çok mekan öğrenci bütçesine hitap ediyor, bu sebeple de bu kalitede bir mekanla karşılaşmayı pek beklemiyorsunuz. Bizim de bu yüzden keşfetmemiz zaman aldı; kulaktan duyma gittik, farklı zamanlarda çokça yedik..


Dönercide döner yenir ama bilen bilir kebap delisi olmadığım gibi öyle yağları ortasından sarkan pişmemiş bir dönere öğle tatilimi feda edemeyeceğimden, ilk denememi riske atmamak için açılışı bonfile kebap ile yapmıştım. Az yağlısından. Sonra ne mi oldu? Masada benden başka herkes döner yediğinden ben de yarımşardan beş yedim!!

Yani demek istediğim sayın seyirciler, yan tabaklardan "ama ben çakma gurmeyim tatmam lazım tamam mı" ısrarlarıyla aldığım dönerin yorumu: kesinlikle iyi pişmiş, yağı ağzına gelmeyen ama kokusu gelen, koyun-dana dengesi yerinde bir dönermiş. Ayrıca ışığa tuttuğunda arkasında olan biteni görebilme hadisesi döner için değil baklava için geçerlidir sayın dönerciler, döner dediğin işte burada olduğu gibi az kalın kesilmeli ki tadına varasın.


Eh dönerden bahsetmişken bonfileyi es geçmeyelim, ne yalan söyleyelim ben bunu yine de dönere tercih ederim. Tercih yapamayanlar "etibol" seçeneğini kullanabiliyorlar, %50 daha fazla et ve hem döner hem bonfile hem de köfte yiyebiliyorsunuz. Aşağıda pilav üstü bonfile seçeneğini görüyorsunuz.


Sanırım bu mekanın diğer dönercilerden en önemli farkı, menüsündeki çeşitlilik; her şey döner, bonfile ve köfte ile bunun çeşitli kombinasyonları aslında. Az miktar tavuk da var et yemeyenler için. Zengin bir salata barı da artısı. Tam tamına 41 çeşit yaratmışlar bu kombinasyonlarla.

Şimdi, yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz ayrana bir daha bakınız çünkü burada bir eleştiri geliyor, tamam ülkenin en kaliteli kutu ayranını -reklama girmesin dedim :)- veriyor olabilirsiniz ama bu bakır kapların içine şöyle güzel bir yayık ayran yakışırdı bence.

Bir diğer eleştirim de buradan tüm dönercilere gelsin, ben küçükken dönerin altında çok ince, süngersi, yumurtasız kare kare kesilmiş özel kendi pidesi olurdu.. Şimdi kolaya mı geliyor bilmiyorum, hepsinin altında kalın ve yumurtalı tırnak pide.. Ama bu pide olmuyor bence; bir kere sert, tereyağını emmiyor ve kalın olduğu için de etle lezzeti orantısız oluyor. Çok detaycıyım biliyorum ama birisi şu döner altı pide sorunsalıma çare olursa sevineceğim. Aksi halde ben pilav üstü yemeğe devam edeceğim.

Başta da söylemiştim, mekanın ortaklarından Gürol Bey'le tanıştık diye. Bir akşam kebap aşığı beyimle gitmiştik, sağolsun yemeğin sonuna doğru kendisi masamıza uğrayıp memnun kalıp kalmadığımızı sordu. Kendimizi tanıttığımızda da peynir tatlısı ikram etme jestinde bulundu. Limonlu hafif bir tatlı. Biz beğendik, et yemeğinin üzerine ağır gitmeyen, şuruplu bir tatlı olmuş.


Gelelim fiyatlara; tek döner 10.50, bonfile 14.50 etibol iskender 13.50.

Denemedim ama isteyen burada şıra da içebilir.

Tel: 232-339 06 86, ayrıca yemeksepeti üyesi.

Sonuç: GittimYedim, yine gider yerim.
M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan