25 Tem 2010

Antalyaspor Taraftarları Büfesi {Dedeman - Antalya}

Uzun zamandır "şu Antalya'yı bir gitsem de görsem" nidalarıma, bu yaz itibariyle son verdim ve Antalya il sınırına girip, Akdeniz'e adımımı atarak berhudar bir adam oldum. Tabi Antalya'ya giderken deniz sefasından ve tatilden çok aklımda yemek vardı (aslında tatil de vardı; eşit diyelim hatta:) Ama gerçek şu ki, evinde kaldığım arkadaşımın annesi o kadar güzel yemekler yaptı ki, evden çıkıp yemek yemek içimden gelmedi. O yüzden tek durağım, denizde geçen eğlenceli bir günün ardından, kısa bir akşamüstü atıştırması yapmak için Antalyaspor Taraftarları Büfesi oldu.

Methini daha Antalya'ya gitmeden duyduğum bu büfe, aslında klasik İzmir kömürde karışık sandviçi yapıyor. Klasik karışığın yanında, esas spesiyaliteleri ise "çember". Çemberin esprisi ise yuvarlak ekmeğin arasına, salam ve sucuğun yanında çember şeklinde sahanda yumurta koymaları. Yumurta, sandviçe gerçekten güzel bir tat veriyor ve tabir-i caiz ise hayvan gibi doyurucu oluyor.Gerçekten ayaküstü doymak istendiğinde ya da gece dönüşlerinde süper bir tokluk alameti bu çember!


Antalyaspor Taraftarları Büfesi'nin karışık sandviçleri İzmir'dekilerden daha büyük, ekmekleri daha yumuşak, ama daha pahalı. Fiyatlar 3.5 - 7 TL arasında.


İlk kez kömürde karışık sandviç ya da kumru vs. yiyecekler için de ufak bir uyarım olsun. Arasında harbi sucuk ve salam olan inanılmaz sandviçler beklemeyin. Sonuçta fiyat marjı ve amacı belli olan bu tarz büfelerde kullanılan sucuğun, salamın yarısı nişasta depolu oluyor ve sadece bol yiyerek açlığınızı bastırmanızı sağlıyor. "Tamamdır işte, benim amacım sadece doymak, yemişim sağlığını; gece gece buzdolabında da bir şey bulamam zaten" diyorsanız ve Antalya'daysanız mutlaka Antalyaspor Taraftarları Büfesi'ne uğrayın derim!

Afiyet olsun.

Onursuz Kıl Adam yedi.

16 Tem 2010

Cremeria Milano {Beyoğlu - İstanbul}

Yaz geldiğinde ilk aklıma gelenler genelde karpuz ve dondurma oluyor. Yani, içinizin serinlemesi için belki de en iyi alternatifler. Peki, karpuz ve dondurmadan daha iyi bir alternatif ne olabilir; tabi ki ikisinin bir araya geldiği bir seçenek, karpuzlu dondurma! "Ohoo, nereden bulacağız karpuzlu dondurmayı", derseniz sizi Beyoğlu'nda, Tünele yaklaşırken sağda kalan Cremeria Milano'ya davet ediyorum.


Cremeria Milano, halk arasında bilinen adıyla Roma Dondurması, gerçek adıyla (aslında gerçek adı değil, İtalyan tipi dondurma da diyebiliriz) Gelato yapan ve gerçekten çok güzel yapan bir mekan. Yapısı itibariyle klasik Maraş Dondurması'ndan ve hazır dondurma olarak Algida'dan daha farklı, daha yoğun ve daha yumuşak bir dondurma, Gelato. (Ayrıntılar için Ekşisözlük ve Wikipedia'ya göz atabilirsiniz, bizim işimiz yemek olduğu için bir Gurme gibi teknik ayrıntılara girmeyeceğim)


Cremaria Milano'nun ve İtalyan dondurmasının en güzel özelliği çok fazla çeşit olması. Cremeria'da yapıp yapmadıklarını denemedim, ama İtalya'da herhangi bir yerden dondurma yemek istediğinizde, radarınıza giren her dondurmayı önce tadarak deneyebiliyorsunuz. Yoksa o kadar farklı çeşidin içinden çıkmanız biraz zor oluyor. Gerçi ben, bir yaz meyvesi hastası olarak ne kadar yaz meyveli dondurma varsa doldurtuyorum külaha!


Dediğim gibi çeşit çok ve yumuşak yapısıyla yenmesi kolay. Bundan sonrası ise sizin bütçenize kalıyor. Mado zincirlerine ve pastahanelere göre fiyatlar biraz daha yüksek. Bir top dondurma 4 TL (3.5 da olabilir, yaz sıcakları beynimi kamaştırdı iyice, kusuruma bakmayın), diğer bütün ürünleri ise 7 -16 TL arasında değişiyor.

Dondurma için damak tatları farklıdır, ama şu sıcak günlerde ve hazır yağmur yağmıyor iken Cremeria Milano'yu bir deneyin derim.

Şu sıcak günlerde Onursuz Kıl Adam yedi.

Afiyet olsun.

10 Tem 2010

Kokoreççi Adem Usta {Kadıköy - İstanbul}

Sakat atların en kralı, benim için, tartışmasız kokoreçtir. Kokusuz, iyi hazırlanmış ve iyi pişirilmiş bir kokoreç her daim yenir. Tek sıkıntısı tek yarımla sizi doyurmaması diyebilirim:)


Kokoreç her daim yenir ama her daim de nasıl yeneceği tartışılır. Halbuki, bence tartışılacak bir şey yok; önemli olan, farklı pişen kokoreçlerden farklı tat almak. Tabi bu noktada elindeki dandik kokoreçin tadını domates ve biber koyarak bastırmaya çalışanları tenzih ediyor ve kömürde kokoreçin kekik, kimyon ve pul biberle; tava kokoreçin ise domates ve acı biberler daha güzel olacağını söyleyerek sözü Meşhur Adem Usta'ya getiriyorum.


Adem Usta, Kadıköy'de Rıhtım Caddesi'inde, Metro Turizm ofisinin hemen yan sokağında. Minibüs duraklarının hemen karşısına düşüyor da diyebilirim. Yeri de oldukça kolay yani.

Adem Usta'nın yeri, babadan oğula ve seyyar arabadan dükkana geçen bir mekan. Kömürde kokoreç yapıyorlar ama en güzel özelliği, kömürde çevrilerek pişen kokoreçi alıp keserek yine kömür ateşi üzerindeki metal tablada ufak ufak keserek iyice pişirmeleri ve kokoreçin oldukça yumuşak kalması. Zaten kaliteli olan kokoreçleri, böylece çok daha lezzetli bir hale geliyor, yedikçe yiyesiniz geliyor. Hatta, bak gidip yiyesim geldi. Neyse, ne diyordum, kokoreçler acayip güzel. Kömürde olmasına rağmen, ille domatessiz yiyemem ben diyenlerdenseniz, domates de koydurabiliyorsunuz ama ben, başta da dediğim gibi kömürde kokoreçte domates tercih etmiyorum.


Adem Usta'da yarım ekmek kokoreç 6 TL. Lezzetinin emsallerine göre çok daha iyi olmasına rağmen, fiyatının da emsalleriyle aynı seviye olması süper diyebilirim. Kadıköy'de Adem Usta'ya kesin uğrayın, tek bir kuruşunuza bile acımaz, en az iki yarım yersiniz.

Adem Usta'nı yerinin, derdini anlatacak kadar bir internet sitesi de var:


Herkese afiyet olsun.

Onursuz Kıl Adam yedi.
M.I.L.F. düşündü, biz pişirdik! Diğerlerine de afiyetle yemek düştü. ( I. IV. 2010, Baghdad )




GittimYedim.Com, çok yazarlı, sosyal bir yemek girişimidir. Bu sitede gezdiğimizi gördüğümüzü değil, yediğimizi içtiğimizi anlatırız.




copirayt mopirayt: Bir takım şuursuz oburlar - © 2012


















 
Copyright 2009 Gittim Yedim. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan